RAB Musa'ya, “Bunu hatırlatıcı (זִכָּרוֹן zikkaron) olarak kayda/kitaba/parşömene geç” dedi, “Yeşu'ya da söyle, Amalekliler'in adını yeryüzünden büsbütün sileceğim. Çıkış 17:14
ZİKİRden sonra zeburda, arza salih kullarımızın varis olacağını yazdık. (21:105)
Tevrat’ta, Mısır’dan Çıkış 17:14 ayetinde Tanrı, Musa’ya yaşanan olayı “zikaron” olarak yazmasını emreder. Musa'nın yazdığı şey Tevrat'tır. İbranice zikaron, “hatırlatma, anı, öğüt olarak yazılmış kayıt” anlamına gelir.
Kur’an da aynı kavramı Tevrat için kullanır. 21:105’te Allah, önceki kutsal kitap olan Tevrat’tan söz ederken onu “Zikr” olarak adlandırır. Arapça zikir, “hatırlatma, öğüt, uyarı” demektir ve İbranice zikaron ile aynı Semitik kökten gelir.
21:105'te görüleceği üzere tek Zikr Kuran olmamakla birlikte Zikr kelimesinin de kendi içinde bir tasdik unsurunu taşıdığı açıktır.

0 yorum:
Yorum Gönder